BEL FITIĞI

BEL FITIĞI

Bel Fıtığı Nedir?: Bel bölgesi 5 adet zincir kemiğinden (omurdan) oluşur. Bu zincir kemiklerinin arasında adete bir süspansiyon görevi gören (yükün eşit dağılmasını ve yükün fazlasını emen) kıkırdak yastıkçıklar mevcuttur. İşte bu kıkırdak yastıkçıkların aşırı yüklenme sonrası kendilerini saran ve daha sert olan dış tabakayı yırtarak bacağa gelen sinirlere bası yapması durumudur.

Bel Fıtığı Neden Olur?: Temelde aşırı yüklenmeler sonucu kıkırdak yapının bozulması ve görevini yapamaz hale gelmesi söz konusudur. Bunu yapacak nedenlerin başında hayat şartları (ev ve meslek yaşamı) gelir. Örneğin: titiz ev hanımları, masa başı işi yapanlar (muhasebeci, bankacı, sekreter gibi), belli pozisyonda çalışanlar (inşaat işçileri, döküm işçileri, döşeme işi yapanlar, mermer işçileri, hamallar gibi) sayılabilir. Burada özellikle ani ve ters bel hareketleri önemli rol oynar.

Bulguları Nedir?: Genelde bel ağrısı ile birlikte etkilenen tarafa göre bacak ağrıları mevcuttur. Bacaklarda ağrı dışında uyuşma ve güç kayıpları (felç) da sözkonusu olabilir. Özellikle geç kalan hastalarda “düşük ayak” durumu ortaya çıkabilir. İleri evrelerde güç kayıplarının yanısıra yine idrar ve büyük abdest tutamama ve cinsel fonksiyonlarda bozulma görülebilir.

Kesin Tanı Nasıl Konulur?: Öykü ve muayeneden sonra bel fıtığı şüphesi olmuşsa öncelikle Emar tetkiki planlanır. Emar sonrası gerekirse EMG (sinir ölçüm testi) de yapılabilir.

TEDAVİSİ: Biz tıpkı boyunda olduğu gibi bel rahatsızlıklarının da yaklaşık % 95′ini cerrahi dışı yöntemlerle tedavi edebiliyoruz. Demek oluyorki; %5 gibi az bir kesimi ameliyat ediyoruz. İstirahat ve ilaç tedavisine yanıt vermeyen inatçı ve uzun süren şiddetli bacak ağrıları, ayağında güç kaybı olan veya yürüme zorluğu çeken hastalara ameliyat öneriyoruz. Hastaları “MİKROCERRAHİ DİSKEKTOMİ” yöntemi ile ameliyat ediyoruz. Böylece işin içine mikroskobun girmesiyle güvenli ve konforlu bir ameliyat sağlanmış oluyor. Bu ameliyatlarda istenmeyen cerrahi sorunlarla karşılaşma oranı nerdeyse %1′in altındadır. Oldukça ufak (yaklaşık 1 cm) bir cilt kesisi yapılır. Özel ekartör yerleştirilerek ameliyat mikroskop altında yapılır. Sinire bası yapan bozulmuş kıkırdak yapı alınır. Sinirin etrafı rahatlatılır. Bel ameliyatlarını “NARKOZSUZ=EPİDURAL ANESTEZİ” ile de yapabiliyoruz. Bu da genel anestezinin yan etkilerini tamamen ortadan kaldırdığı için özellikle genel anestezi alması sakıncalı olan hastalarda (Böbrek ve Karaciğer yetmezlikleri, Kalp Hastalıkları, yüksek tansiyon, şeker hastalığı, astım vb) güvenli bir ameliyat yapılmasına olanak sağlar. Hastalar ameliyattan yaklaşık 2 saat sonra hareketlendirilirler. Aynı gün dahi taburcu edilebilirler. Günlük hayatlarına ev ve iş yaşamlarına 1 hafta içinde mutlak dönebilirler. Her zaman söylediğim gibi ameliyat önerilmiş hastalar ameliyat olmaktan değil, geç kalmaktan korksunlar.

SAĞLIKLI BİLGİLER

TÜMÜNÜ GÖR

GEBELİKTE BESLENME

Gebelik hem anne açısından hem de bebek açısından beslenmenin en önemli olduğu evrelerden biridir.

EMZİRME DÖNEMİNDE BESLENME

Anne sütü doğumdan sonraki ilk altı ay süresince bebeğin fizyolojik ve psikososyal ihtiyaçlarını

BEL FITIĞINDA AMELİYATSIZ ÇÖZÜM

Prof. Dr. Gülseren AKYÜZ

Bel fıtıklarıda, FİZİK TEDAVİ ile ameliyatsız çözüm çok büyük bir oranda (yaklaşık %98) mümkündür.

Kadın Yaşamında Klimakterium ve Menopoz

Op. Dr. Hülya AYDOĞMUŞ

Klimakterium, kadınlarda üreme döneminin sona erdiği ve menopozun gerçekleştiği geçiş süreci olarak tanımlanır.
Bu dönem, perimenopoz (menopoz öncesi), menopoz (son adet) ve postmenopoz (menopoz sonrası) evrelerini kapsar.

Klimakterium Döneminde Yaşanan Değişiklikler:

                •             Hormonal Değişiklikler: Östrojen ve progesteron seviyeleri azalır.

                •             Adet Düzensizlikleri: Perimenopoz döneminde adetler düzensizleşir ve zamanla kesilir.

                •             Sıcak Basmaları ve Terleme: Ani ısı artışları ve gece terlemeleri yaygındır.

                •             Cinsel isteksizlik

                •             Vajinal Kuruluk: Östrojen azalması nedeniyle vajinal dokular incelir ve kuruluk hissi oluşabilir.

                •             Duygusal Değişiklikler: Depresyon, anksiyete, sinirlilik ve hafıza problemleri görülebilir

                •             Kemik Erimesi (Osteoporoz): Kemik yoğunluğu azalabilir, bu da kırık riskini artırır.

                •             Uyku problemleri

Klimakteriumda Yapılması Gerekenler:

                •             Sağlıklı Beslenme: Kalsiyum, D vitamini ve protein tüketimini artırmak.

                •             Omega 3 yağ asitleri içeren besinler veya takviye kullanımı

                •             Düzenli Egzersiz: Yürüyüş, yoga, direnç egzersizleri kemik sağlığını koruma

                •             Düzenli Doktor Kontrolleri: Kemik yoğunluğu ölçümleri Jinekolojik kontroller ve meme kontrolleri  önemlidir.

                •             Hormon Tedavisi (Gerekirse): Şiddetli belirtileri olan kadınlar için doktor kontrolünde hormon replasman tedavisi düşünülebilir.

                •             Cinsel ilişkideki kuruluğa yönelik çözümler.

                •             Pelvik taban egzersizleri

                •             Destek grupları ve sosyal aktiviteler.

                •             Stres yönetimi için meditasyon , nefes egzersizleri, psikolojik destek vb

Klimakterium, doğal bir süreçtir ve sağlıklı bir yaşam tarzıyla bu dönemi daha rahat atlatmak mümkündür.

 

Menopoz döneminde ortaya çıkan sorunlara yaklaşım bireysel, fiziksel ve psikolojik açıdan bütüncül olmalıdır.

Vajinismus Nedir

Op. Dr. Hülya AYDOĞMUŞ

Vajinal kasların istem dışı kasılması sonucu cinsel ilişkiye girememe durumu olarak tanımlayabiliriz. İlişkide çok  ağrı duyacağı, çok  kanama olacağı endişesi kadınlarda hakim olan korkudur. Kadının eşini sevmesi ilişkiye girmeyi istemesi bu korkunun önüne geçemez.

  Toplumdan topluma değişmekle birlikte özellikle cinselliğin tabu olduğu Geleneksel - muhafazakâr toplumlarda daha yaygın görülür. Ülkemizde Vajinismus sorununu maalesef genç kadınların  %10-15 inde görmekteyiz.         

  Başlıca sebepleri

Cinsel eğitim eksikliği

Korkular

Toplumsal baskılar

Katı ahlak normları

Cinsel mitler

Travmatik cinsel deneyimler

olarak sayılabilir.

 

Tedaviye en büyük engel sorunu kabul edip yeterli desteği alacak bir uzmana ulaşmamaktır. Erteleme,korkular, çözümü zamanda arama;  çözümün  bazı çiftlerde 8-10 yıla kadar gecikmesine sebep olmaktadır.

  Eşlerin birlikte katıldığı terapi süreçleri  kolaylıkla kısa sürede çözümü sağlar.

Bedeni tanıma eğitim ve egzersizleri

Pelvik taban egzersizleri

Nefes egzersizleri

Psikolojik destek

Cinsel eğitim den oluşan Cinsel Terapi 5 seansta tamamlanmaktadır.

Böyle bir sorun yaşıyorsanız kendinize veya eşinize bir randevu oluşturun.

HPV

Op. Dr. Hülya AYDOĞMUŞ

Rahim Ağzı Kanseri HPV ilişkisi

Human Papilloma Virüs (HPV)

İki yüze yakın genotipi tanımlanmış olan virüs ailesidir. Yaklaşık 40 tanesi anogenital mukozada enfeksiyon oluşturur.
Oral genital veya genital genital tarzda ilişkilerde bulaşabileceği gibi doğrudan bulaş da mümkündür.
HPV enfeksiyonları çoğunlukla belirti vermeden  seyreder veya belirgin hastalığa neden olmaz.
HPV Tip  6-11 gibi düşük onkojenik  riskli tipler anogenital siğillerin % 90 ına neden olmaktadır.

HPV Tip 16-18  başta olmak üzere  yaklaşık on tip prekanseröz  lezyonlara neden olabilmektedir.
Bu lezyonların servikal smear  ile taranıp tedavi edilmesi hayati önem taşımaktadır.
Yıllık smear testinizi düzenli olarak yaptırmanızı öneriyoruz.
Özellikle sigara içenler de  Tip 16 -18 varlığı rahim ağzı kanseri için yüksek risk oluşturmaktadır.
Dünyada rahim ağzı ( serviks) kanseri kadınlarda dördüncü sırada görülmektedir.
Ülkemizde yoğun çalışmalar neticesinde çok daha az görmekteyiz.
( kadın kanserlerinde onuncu sırada) HPV aşısının  10  yaşından itibaren kız ve erkek çocuklara yapılması önerilmektedir.
3 doz olarak yapılmaktadır. Gardasil  9 lu aşı pek çok Avrupa Ülkesinde rutin aşı programına alınmıştır.