GEBELİKTE BESLENME

GEBELİKTE BESLENME

Gebelik hem anne açısından hem de bebek açısından beslenmenin en önemli olduğu evrelerden biridir. Hamilelik öncesi ve hamilelik döneminde yetersiz ve dengesiz beslenme, anne açısından doğum risklerini beraberinde getirirken, gebelik zehirlenmesi ve anne ölümlerine yol açabilir. Bebeklerde ise fiziksel ve zihinsel gelişim geriliğine, hastalıklara yakalanma riskinde önemli oranda artışa ve ölü doğuma zemin hazırlamaktadır.

Hamilelik öncesi ve hamilelik döneminde beslenme, hem anne hem de doğacak bebeğin sağlığını önemli oranda etkilemektedir. Bu nedenle hamile kadın gebeliği süresince; kendi ihtiyacı olan enerji ve besin öğelerini karşılamak, vücut depolarını dengede tutmak, bebeğin sağlıklı büyüme ve gelişimini sağlamak, emzirmeye hazırlık için salgılanacak sütün enerji ve besin öğelerini karşılamak adına yeterli ve dengeli beslenmelidir.

Hamilelik döneminde ağırlık kazanımı ne kadar olmalıdır ?

Gebelik süresince uygun ağırlık kazanımı önemlidir çünkü bebeğin doğum ağırlığı hamilelik boyunca ağırlık kazanımına bağlıdır. Gebelik süresince yetersiz ağırlık kazanımı (6 kg’ın altında) düşük doğum ağırlıklı bebek dünyaya getirme şansını artırmaktadır. Normal ağırlık kazanımı olan kadınlar, çok veya az ağırlık kazanımı olan kadınlardan genellikle daha az probleme sahiptir.

Hamile kadının vücudundaki değişikliklere uyum sağlaması için ağırlık kazanımı önemlidir. Bebeğin ağırlığının yanı sıra, artan kan hacmi, büyüyen göğüsler, plasenta ve amniyotik sıvı annenin ağırlık artışına katkıda bulunmaktadır.Sağlıklı yetişkin kadınlar için gebelik süresince normal ağırlık kazanımı 10-14 kg ( ayda 1-1.5 kg) arasındadır.18 yaş altı, fiziksel aktivitesi çok olan hamilelerde ve gebelik başlangıcında zayıf olan kadında bebeğin beslemesinde güçlük olabilir. Bu gebelerin 14-16 kg ağırlık kazanmaları istenir. Hamileliğin başlangıcında şişman olan kadının fazla ağırlık kazanmasına gerek yoktur. Aşırı şişmanlık doğum zorluğuna neden olabilir.Unutulmaması gereken bir diğer husus ise gebeliğin 4. ayından itibaren annenin zayıflaması sakıncalıdır.

Hamilelik döneminde vitamin ve mineral desteği gerekli midir ?

Gebeliğin getirdiği besin öğesi ihtiyaçları çeşitli besinleri içeren, yeterli ve dengeli bir diyetle karşılanabilmektedir. Demir, folik asit ve diğer önemli besin öğeleri ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlamaya yardımcı olmak için kişinin doktoru doğum öncesi multi-vitamin ve mineral suplemanı kullanımı önerebilir.Tam bir vejeteryan diyet uygulamak (hayvansal kaynaklı hiçbir besin yok), çoğul gebelikler (ikiz, üçüz) veya diyette bazı besin öğelerinin yetersiz olması gibi nedenlerden dolayı gebelik süresince bir supleman(besin desteği) kullanmayı gerektirebilir.

Hamileler için Genel Beslenme Önerileri

·         Hamilelerin gebelik süresince 3 ana öğün ve 3 ara öğün şeklinde beslenmeye dikkat etmeleri ve öğün atlamamaları gerekmektedir.

·         4 temel yiyecek grubundan da yeterli ve dengeli biçimde alarak, yağlı ve şekerli gıdalardan uzak durmaya dikkat etmelidir.

·         Besin hazırlama, pişirme ve saklama kurallarına uyarak sağlıklı ve güvenilir besinleri tüketmeye özen gösterilmelidir. Kızartma, kavurma gibi pişirme yöntemleri yerine haşlama, fırında pişirme, ızgara yöntemlerini tercih ediniz.

·         Gebelikte su ihtiyacı artmaktadır. Kabızlığın, hemoroid oluşumunun ve idrar yolu enfeksiyonu gelişmesinin önlenmesi için de günlük 2,5 litre su içilmelidir. (günlük su ihtiyacı; vücut ağırlığı başına 30 ml su şeklinde de hesaplanabilir)

·         Sebze ve meyveler mevsiminde tüketilmeli ve iyi yıkanmış olmasına özen gösterilmelidir.

·         Çay ve kahve gibi kafeinli içecekleri az tüketmeye ve tüketilecekse yemeklerden en az yarım saat sonra tüketmeye dikkat edilmelidir. İçecek olarak ayran, süt, taze meyve suları tercih edilmelidir.

·          Margarin ve tereyağı yerine zeytinyağı tercih edilmelidir.

·          Hazır yiyecek ve içecekler (hazır çorba, hazır meyve suları, et suyu tabletleri v.b) tüketilmemelidir.

·          Salam, sosis, sucuk gibi içerisinde katkı maddeleri olan besinler mümkün olduğunca az tüketilmelidir.

·          Gebelik süresince aşırı kilo kayıpları ve aşırı kilo alımından kaçınılmalıdır.

 

  Diyetisyen Rüya KURU

SAĞLIKLI BİLGİLER

TÜMÜNÜ GÖR

GEBELİKTE BESLENME

Gebelik hem anne açısından hem de bebek açısından beslenmenin en önemli olduğu evrelerden biridir.

EMZİRME DÖNEMİNDE BESLENME

Anne sütü doğumdan sonraki ilk altı ay süresince bebeğin fizyolojik ve psikososyal ihtiyaçlarını

BEL FITIĞINDA AMELİYATSIZ ÇÖZÜM

Prof. Dr. Gülseren AKYÜZ

Bel fıtıklarıda, FİZİK TEDAVİ ile ameliyatsız çözüm çok büyük bir oranda (yaklaşık %98) mümkündür.

Kadın Yaşamında Klimakterium ve Menopoz

Op. Dr. Hülya AYDOĞMUŞ

Klimakterium, kadınlarda üreme döneminin sona erdiği ve menopozun gerçekleştiği geçiş süreci olarak tanımlanır.
Bu dönem, perimenopoz (menopoz öncesi), menopoz (son adet) ve postmenopoz (menopoz sonrası) evrelerini kapsar.

Klimakterium Döneminde Yaşanan Değişiklikler:

                •             Hormonal Değişiklikler: Östrojen ve progesteron seviyeleri azalır.

                •             Adet Düzensizlikleri: Perimenopoz döneminde adetler düzensizleşir ve zamanla kesilir.

                •             Sıcak Basmaları ve Terleme: Ani ısı artışları ve gece terlemeleri yaygındır.

                •             Cinsel isteksizlik

                •             Vajinal Kuruluk: Östrojen azalması nedeniyle vajinal dokular incelir ve kuruluk hissi oluşabilir.

                •             Duygusal Değişiklikler: Depresyon, anksiyete, sinirlilik ve hafıza problemleri görülebilir

                •             Kemik Erimesi (Osteoporoz): Kemik yoğunluğu azalabilir, bu da kırık riskini artırır.

                •             Uyku problemleri

Klimakteriumda Yapılması Gerekenler:

                •             Sağlıklı Beslenme: Kalsiyum, D vitamini ve protein tüketimini artırmak.

                •             Omega 3 yağ asitleri içeren besinler veya takviye kullanımı

                •             Düzenli Egzersiz: Yürüyüş, yoga, direnç egzersizleri kemik sağlığını koruma

                •             Düzenli Doktor Kontrolleri: Kemik yoğunluğu ölçümleri Jinekolojik kontroller ve meme kontrolleri  önemlidir.

                •             Hormon Tedavisi (Gerekirse): Şiddetli belirtileri olan kadınlar için doktor kontrolünde hormon replasman tedavisi düşünülebilir.

                •             Cinsel ilişkideki kuruluğa yönelik çözümler.

                •             Pelvik taban egzersizleri

                •             Destek grupları ve sosyal aktiviteler.

                •             Stres yönetimi için meditasyon , nefes egzersizleri, psikolojik destek vb

Klimakterium, doğal bir süreçtir ve sağlıklı bir yaşam tarzıyla bu dönemi daha rahat atlatmak mümkündür.

 

Menopoz döneminde ortaya çıkan sorunlara yaklaşım bireysel, fiziksel ve psikolojik açıdan bütüncül olmalıdır.

Vajinismus Nedir

Op. Dr. Hülya AYDOĞMUŞ

Vajinal kasların istem dışı kasılması sonucu cinsel ilişkiye girememe durumu olarak tanımlayabiliriz. İlişkide çok  ağrı duyacağı, çok  kanama olacağı endişesi kadınlarda hakim olan korkudur. Kadının eşini sevmesi ilişkiye girmeyi istemesi bu korkunun önüne geçemez.

  Toplumdan topluma değişmekle birlikte özellikle cinselliğin tabu olduğu Geleneksel - muhafazakâr toplumlarda daha yaygın görülür. Ülkemizde Vajinismus sorununu maalesef genç kadınların  %10-15 inde görmekteyiz.         

  Başlıca sebepleri

Cinsel eğitim eksikliği

Korkular

Toplumsal baskılar

Katı ahlak normları

Cinsel mitler

Travmatik cinsel deneyimler

olarak sayılabilir.

 

Tedaviye en büyük engel sorunu kabul edip yeterli desteği alacak bir uzmana ulaşmamaktır. Erteleme,korkular, çözümü zamanda arama;  çözümün  bazı çiftlerde 8-10 yıla kadar gecikmesine sebep olmaktadır.

  Eşlerin birlikte katıldığı terapi süreçleri  kolaylıkla kısa sürede çözümü sağlar.

Bedeni tanıma eğitim ve egzersizleri

Pelvik taban egzersizleri

Nefes egzersizleri

Psikolojik destek

Cinsel eğitim den oluşan Cinsel Terapi 5 seansta tamamlanmaktadır.

Böyle bir sorun yaşıyorsanız kendinize veya eşinize bir randevu oluşturun.

HPV

Op. Dr. Hülya AYDOĞMUŞ

Rahim Ağzı Kanseri HPV ilişkisi

Human Papilloma Virüs (HPV)

İki yüze yakın genotipi tanımlanmış olan virüs ailesidir. Yaklaşık 40 tanesi anogenital mukozada enfeksiyon oluşturur.
Oral genital veya genital genital tarzda ilişkilerde bulaşabileceği gibi doğrudan bulaş da mümkündür.
HPV enfeksiyonları çoğunlukla belirti vermeden  seyreder veya belirgin hastalığa neden olmaz.
HPV Tip  6-11 gibi düşük onkojenik  riskli tipler anogenital siğillerin % 90 ına neden olmaktadır.

HPV Tip 16-18  başta olmak üzere  yaklaşık on tip prekanseröz  lezyonlara neden olabilmektedir.
Bu lezyonların servikal smear  ile taranıp tedavi edilmesi hayati önem taşımaktadır.
Yıllık smear testinizi düzenli olarak yaptırmanızı öneriyoruz.
Özellikle sigara içenler de  Tip 16 -18 varlığı rahim ağzı kanseri için yüksek risk oluşturmaktadır.
Dünyada rahim ağzı ( serviks) kanseri kadınlarda dördüncü sırada görülmektedir.
Ülkemizde yoğun çalışmalar neticesinde çok daha az görmekteyiz.
( kadın kanserlerinde onuncu sırada) HPV aşısının  10  yaşından itibaren kız ve erkek çocuklara yapılması önerilmektedir.
3 doz olarak yapılmaktadır. Gardasil  9 lu aşı pek çok Avrupa Ülkesinde rutin aşı programına alınmıştır.