Gebelik hem anne açısından hem de bebek açısından beslenmenin en önemli olduğu evrelerden biridir.
Gebelik hem anne açısından hem de bebek açısından beslenmenin en önemli olduğu evrelerden biridir.
Anne sütü doğumdan sonraki ilk altı ay süresince bebeğin fizyolojik ve psikososyal ihtiyaçlarını
Bel fıtıklarıda, FİZİK TEDAVİ ile ameliyatsız çözüm çok büyük bir oranda (yaklaşık %98) mümkündür.
Klimakterium, kadınlarda üreme döneminin sona erdiği ve menopozun gerçekleştiği geçiş süreci olarak tanımlanır.
Bu dönem, perimenopoz (menopoz öncesi), menopoz (son adet) ve postmenopoz (menopoz sonrası) evrelerini kapsar.
Klimakterium Döneminde Yaşanan Değişiklikler:
• Hormonal Değişiklikler: Östrojen ve progesteron seviyeleri azalır.
• Adet Düzensizlikleri: Perimenopoz döneminde adetler düzensizleşir ve zamanla kesilir.
• Sıcak Basmaları ve Terleme: Ani ısı artışları ve gece terlemeleri yaygındır.
• Cinsel isteksizlik
• Vajinal Kuruluk: Östrojen azalması nedeniyle vajinal dokular incelir ve kuruluk hissi oluşabilir.
• Duygusal Değişiklikler: Depresyon, anksiyete, sinirlilik ve hafıza problemleri görülebilir
• Kemik Erimesi (Osteoporoz): Kemik yoğunluğu azalabilir, bu da kırık riskini artırır.
• Uyku problemleri
Klimakteriumda Yapılması Gerekenler:
• Sağlıklı Beslenme: Kalsiyum, D vitamini ve protein tüketimini artırmak.
• Omega 3 yağ asitleri içeren besinler veya takviye kullanımı
• Düzenli Egzersiz: Yürüyüş, yoga, direnç egzersizleri kemik sağlığını koruma
• Düzenli Doktor Kontrolleri: Kemik yoğunluğu ölçümleri Jinekolojik kontroller ve meme kontrolleri önemlidir.
• Hormon Tedavisi (Gerekirse): Şiddetli belirtileri olan kadınlar için doktor kontrolünde hormon replasman tedavisi düşünülebilir.
• Cinsel ilişkideki kuruluğa yönelik çözümler.
• Pelvik taban egzersizleri
• Destek grupları ve sosyal aktiviteler.
• Stres yönetimi için meditasyon , nefes egzersizleri, psikolojik destek vb
Klimakterium, doğal bir süreçtir ve sağlıklı bir yaşam tarzıyla bu dönemi daha rahat atlatmak mümkündür.
Menopoz döneminde ortaya çıkan sorunlara yaklaşım bireysel, fiziksel ve psikolojik açıdan bütüncül olmalıdır.
Vajinal kasların istem dışı kasılması sonucu cinsel ilişkiye girememe durumu olarak tanımlayabiliriz. İlişkide çok ağrı duyacağı, çok kanama olacağı endişesi kadınlarda hakim olan korkudur. Kadının eşini sevmesi ilişkiye girmeyi istemesi bu korkunun önüne geçemez.
Toplumdan topluma değişmekle birlikte özellikle cinselliğin tabu olduğu Geleneksel - muhafazakâr toplumlarda daha yaygın görülür. Ülkemizde Vajinismus sorununu maalesef genç kadınların %10-15 inde görmekteyiz.
Başlıca sebepleri
Cinsel eğitim eksikliği
Korkular
Toplumsal baskılar
Katı ahlak normları
Cinsel mitler
Travmatik cinsel deneyimler
olarak sayılabilir.
Tedaviye en büyük engel sorunu kabul edip yeterli desteği alacak bir uzmana ulaşmamaktır. Erteleme,korkular, çözümü zamanda arama; çözümün bazı çiftlerde 8-10 yıla kadar gecikmesine sebep olmaktadır.
Eşlerin birlikte katıldığı terapi süreçleri kolaylıkla kısa sürede çözümü sağlar.
Bedeni tanıma eğitim ve egzersizleri
Pelvik taban egzersizleri
Nefes egzersizleri
Psikolojik destek
Cinsel eğitim den oluşan Cinsel Terapi 5 seansta tamamlanmaktadır.
Böyle bir sorun yaşıyorsanız kendinize veya eşinize bir randevu oluşturun.
Rahim Ağzı Kanseri HPV ilişkisi
Human Papilloma Virüs (HPV)
İki yüze yakın genotipi tanımlanmış olan virüs ailesidir. Yaklaşık 40 tanesi anogenital mukozada enfeksiyon oluşturur.
Oral genital veya genital genital tarzda ilişkilerde bulaşabileceği gibi doğrudan bulaş da mümkündür.
HPV enfeksiyonları çoğunlukla belirti vermeden seyreder veya belirgin hastalığa neden olmaz.
HPV Tip 6-11 gibi düşük onkojenik riskli tipler anogenital siğillerin % 90 ına neden olmaktadır.
HPV Tip 16-18 başta olmak üzere yaklaşık on tip prekanseröz lezyonlara neden olabilmektedir.
Bu lezyonların servikal smear ile taranıp tedavi edilmesi hayati önem taşımaktadır.
Yıllık smear testinizi düzenli olarak yaptırmanızı öneriyoruz.
Özellikle sigara içenler de Tip 16 -18 varlığı rahim ağzı kanseri için yüksek risk oluşturmaktadır.
Dünyada rahim ağzı ( serviks) kanseri kadınlarda dördüncü sırada görülmektedir.
Ülkemizde yoğun çalışmalar neticesinde çok daha az görmekteyiz.
( kadın kanserlerinde onuncu sırada) HPV aşısının 10 yaşından itibaren kız ve erkek çocuklara yapılması önerilmektedir.
3 doz olarak yapılmaktadır. Gardasil 9 lu aşı pek çok Avrupa Ülkesinde rutin aşı programına alınmıştır.
Prof. Dr. İrfan ESENKAYA'nın Uluslararası yayınlarına ulaşabilirsiniz.
Prostat bezinin büyüyerek idrar yollarını sıkıştırmasına Selim (veya Benin) Prostat Hipertrofisi denir. "Selim" sözcüğü "iyi huylu, kanser olmayan" demektir.
Halk arasında "Gizli Şeker" olarak isimlendirilen durum, normal glikoz dengesi ile diyabet arasındaki metabolik durumu ifade etmektedir.
İnsülin direnci, vücutta glikoz oranını kontrol etmek için salgılanan insülin hormonunun etkisini yapmasındaki zorluk olarak tanımlanır.
Cerrahi tedavi fissürün ve altta yatan skar (sert iyileşme dokusu) dokusunun çıkarılmasını içeren küçük bir ameliyattır.
Hemoroidal hastalığın tanısında muayene ve endoskopi (sigmoskopi ve kolonoskopi) kullanılan yöntemlerdir.
Anjiyoplasti işlemi kalp damarlarında görülen darlık ve tıkanıklıkların açılması ve dolayısı ile kalbin gereksinimi olan kan akımının rahat sağlanması...
Migren, nörolojik, gastrointestinal ve otonom değişikliklerin çeşitli şekillerde eşlik ettiği primer epizodik (bölüm) bir baş ağrısı bozukluğudur.
Baş dönmesi diyince hastanın dengesini sağlamadaki her türlü problem anlaşılır.
Bel Fıtığı Nedir?: Bel bölgesi 5 adet zincir kemiğinden (omurdan) oluşur.
Boyunda 7 adet omur cismi bulunur. Yapıları itibariyle bir önceki bölümde anlatılan bel omurlarından tek farkları, daha küçük olmalarıdır.
Üriner inkontinans, mesaneden kişinin isteği dışında idrar kaçırması demektir. İdrar torbası kişi kendisi idrar yapmak isteyene kadar idrarı tutmakla sorumlu bir organdır.
Yaşamsal faaliyetlerimizin devamı için gerekli olan biokimyasal işlemlerin sonunda oluşan atık maddelerin vücuttan atılma yerlerinden biri böbreklerdir.