İNKONTİNENS İDRAR KAÇIRMA

İNKONTİNENS İDRAR KAÇIRMA

Üriner inkontinans, mesaneden kişinin isteği dışında idrar kaçırması demektir. İdrar torbası kişi kendisi idrar yapmak isteyene kadar idrarı tutmakla sorumlu bir organdır.

Bu işlevinde bir hata olduğunda kişi inkontinan olur.İdrar kaçırma her yaşta ortaya çıkabilir. Çoğunlukla, çocuklarda, ileri yaşlardaki hastalarda veya bazı kadınlarda ortaya çıkmakla beraber, her yaşta ve her iki cinsiyette de görülebilmektedir. ABD' de yaklaşık 12 milyon üzerinde kişinin idrar kaçırma sorunun olduğu ve 60 yaş üzerindeki kişilerin üçte birinin belirli derecelerde idrar kaçırma şikayeti olduğu kabul edilmektedir. Aynı yaş grubunda, kadınlarda erkeklere oranla idrar kaçırma şikayetleri daha sık olmaktadır.

İdrar kaçırmak hayati tehlikesi olan bir olay olmamakla beraber, daha çok sosyal bir problemdir.Kişiye utanç verici, kendine güvenini sarsıcı ve sosyal davranışlarını değiştirici olabilir. 

İNKONTİNANS TİPLERİ

Urge (örc) İnkontinans:

Bu tip idrar kaçırma eğer kişi idrar torbasından gelen boşaltma sinyalini istemi dışında geçiktiremediği durumlarda ortaya çıkmaktadır. Kişi, idrar hissi geldiğinde tuvalete yetişemediğini ifade eder. Genellikle, bu durum, gece veya gündüz idrar kaçırma problemi olan çocuklarda gözlenir. Yaşlılarda da görülebilen en sık idrar kaçırma tipidir. Fakat çeşitli nedenlere bağlı olarak her yaş grubunda izlenmektedir.

Stres İnkontinans

Öksürmek, kahkaha atmak gibi karıniçi basıncının arttırılması sonucunda idrar kaçırmanın oluştuğu durumlara stress inkontinans adı verilmektedir.Genellikle, kadınlarda geçirilen doğumlara veya yaşlanmaya bağlı olarak pelvis içerisindeki dokuların kıvamlarındaki gevşemeye bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Aşırı kilo da burada etkili bir faktör olabilmektedir. Erkeklerde stres tipi idrar kaçırma, nadirdir ve hemen her zaman o bölgeyi ilgilendiren bir cerrahi veya darbe sonusunda olmaktadır. Hastalar hem stres hem de urge tipi idrar kaçırma şikayetlerine sahip olabilirler.

Diğer inkontinans tipleri

Geçici inkontinans, yaşlılarda sık olarak karşımıza çıkabilen, bunama, enfeksiyon, ilaç kullanımı, hareketsizlik, kabızlık,ve bunlar gibi birçok nedene bağlı olabilen olgulardır.Taşma inkontinansı ise, adından da anlaşılabileceği gibi idrar yapmada sorunu olanlarda mesanenin kapasitesinin üzerinde dolarak, taşması sonucunda oluşmaktadır.Prostatın büyümesi sonucunda bu tip şikayetler ortaya çıkabilmektedir. İdrar kaçırmaya neden olan diğer başka faktörlere bakıldığında, bunların arasında, nörolojik ( sinir sisteminin hastalıkları) bozukluklar, omurilik hastalıkları, şeker gibi durumlar da vardır.

DEĞERLENDİRME

İdrar kaçırmanın değerlendirilmesinde, hastadan alınan iyi bir tıbbi hikaye ile beraber fizik muayene çok önemlidir. Bunun arkasından doktorunuz idrar tobanızın işlevini ve görüntüsünü ortaya oymak için çeşitli testler isteyebilir. Bu yöntemler idrar torbanızın içerisindeki basınçların ölçülmesi veya özel filmlerle mesanenizin görüntüenmesini içerir.

TEDAVİ

İnkontinansın tedavisi, olguya özel olarak neden olan inkontinans tipine göre ayarlanmalıdır.Enfeksiyon gibi basit nedenler kolayca tedavi edilebilir. Urge inkontinans, davranışsal terapi ile veya ilaç tedavisi ile tedavi edilebilmektedir. Prostat büyümesine bağlı idrar kaçırma da cerrahi olarak ve/ veya ilaç tedavisi ile engellenebilmektedir. Stres tipi idrar kaçırma, özel egzersizler, ilaçlar veya cerrahi ( mesane ' asma işlemleri') iletedavi edilebilmektedir.Son zamanlarda bazı özel tipteki stres inkontinansların tedavisinde, üretra ( mesaneyi dış ortama bağlayan boru) çevresine çeşitli maddeler enjekte edilmesi tedavisi uygulanabilmektedir.

Yukarıda bahsedilenlerin dışında da idrar kaçırma şikayeti olan hastalar için tedavi seçenekleri vardır. Önemli olan kişilerin sessizce bu şikayetlerinden çekmelerinin engellenebilmesidir. Yine daha önce söylendiği gibi tedavi hastaya göre özel düzenlenmelidir.

SAĞLIKLI BİLGİLER

TÜMÜNÜ GÖR

GEBELİKTE BESLENME

Gebelik hem anne açısından hem de bebek açısından beslenmenin en önemli olduğu evrelerden biridir.

EMZİRME DÖNEMİNDE BESLENME

Anne sütü doğumdan sonraki ilk altı ay süresince bebeğin fizyolojik ve psikososyal ihtiyaçlarını

BEL FITIĞINDA AMELİYATSIZ ÇÖZÜM

Prof. Dr. Gülseren AKYÜZ

Bel fıtıklarıda, FİZİK TEDAVİ ile ameliyatsız çözüm çok büyük bir oranda (yaklaşık %98) mümkündür.

Kadın Yaşamında Klimakterium ve Menopoz

Op. Dr. Hülya AYDOĞMUŞ

Klimakterium, kadınlarda üreme döneminin sona erdiği ve menopozun gerçekleştiği geçiş süreci olarak tanımlanır.
Bu dönem, perimenopoz (menopoz öncesi), menopoz (son adet) ve postmenopoz (menopoz sonrası) evrelerini kapsar.

Klimakterium Döneminde Yaşanan Değişiklikler:

                •             Hormonal Değişiklikler: Östrojen ve progesteron seviyeleri azalır.

                •             Adet Düzensizlikleri: Perimenopoz döneminde adetler düzensizleşir ve zamanla kesilir.

                •             Sıcak Basmaları ve Terleme: Ani ısı artışları ve gece terlemeleri yaygındır.

                •             Cinsel isteksizlik

                •             Vajinal Kuruluk: Östrojen azalması nedeniyle vajinal dokular incelir ve kuruluk hissi oluşabilir.

                •             Duygusal Değişiklikler: Depresyon, anksiyete, sinirlilik ve hafıza problemleri görülebilir

                •             Kemik Erimesi (Osteoporoz): Kemik yoğunluğu azalabilir, bu da kırık riskini artırır.

                •             Uyku problemleri

Klimakteriumda Yapılması Gerekenler:

                •             Sağlıklı Beslenme: Kalsiyum, D vitamini ve protein tüketimini artırmak.

                •             Omega 3 yağ asitleri içeren besinler veya takviye kullanımı

                •             Düzenli Egzersiz: Yürüyüş, yoga, direnç egzersizleri kemik sağlığını koruma

                •             Düzenli Doktor Kontrolleri: Kemik yoğunluğu ölçümleri Jinekolojik kontroller ve meme kontrolleri  önemlidir.

                •             Hormon Tedavisi (Gerekirse): Şiddetli belirtileri olan kadınlar için doktor kontrolünde hormon replasman tedavisi düşünülebilir.

                •             Cinsel ilişkideki kuruluğa yönelik çözümler.

                •             Pelvik taban egzersizleri

                •             Destek grupları ve sosyal aktiviteler.

                •             Stres yönetimi için meditasyon , nefes egzersizleri, psikolojik destek vb

Klimakterium, doğal bir süreçtir ve sağlıklı bir yaşam tarzıyla bu dönemi daha rahat atlatmak mümkündür.

 

Menopoz döneminde ortaya çıkan sorunlara yaklaşım bireysel, fiziksel ve psikolojik açıdan bütüncül olmalıdır.

Vajinismus Nedir

Op. Dr. Hülya AYDOĞMUŞ

Vajinal kasların istem dışı kasılması sonucu cinsel ilişkiye girememe durumu olarak tanımlayabiliriz. İlişkide çok  ağrı duyacağı, çok  kanama olacağı endişesi kadınlarda hakim olan korkudur. Kadının eşini sevmesi ilişkiye girmeyi istemesi bu korkunun önüne geçemez.

  Toplumdan topluma değişmekle birlikte özellikle cinselliğin tabu olduğu Geleneksel - muhafazakâr toplumlarda daha yaygın görülür. Ülkemizde Vajinismus sorununu maalesef genç kadınların  %10-15 inde görmekteyiz.         

  Başlıca sebepleri

Cinsel eğitim eksikliği

Korkular

Toplumsal baskılar

Katı ahlak normları

Cinsel mitler

Travmatik cinsel deneyimler

olarak sayılabilir.

 

Tedaviye en büyük engel sorunu kabul edip yeterli desteği alacak bir uzmana ulaşmamaktır. Erteleme,korkular, çözümü zamanda arama;  çözümün  bazı çiftlerde 8-10 yıla kadar gecikmesine sebep olmaktadır.

  Eşlerin birlikte katıldığı terapi süreçleri  kolaylıkla kısa sürede çözümü sağlar.

Bedeni tanıma eğitim ve egzersizleri

Pelvik taban egzersizleri

Nefes egzersizleri

Psikolojik destek

Cinsel eğitim den oluşan Cinsel Terapi 5 seansta tamamlanmaktadır.

Böyle bir sorun yaşıyorsanız kendinize veya eşinize bir randevu oluşturun.

HPV

Op. Dr. Hülya AYDOĞMUŞ

Rahim Ağzı Kanseri HPV ilişkisi

Human Papilloma Virüs (HPV)

İki yüze yakın genotipi tanımlanmış olan virüs ailesidir. Yaklaşık 40 tanesi anogenital mukozada enfeksiyon oluşturur.
Oral genital veya genital genital tarzda ilişkilerde bulaşabileceği gibi doğrudan bulaş da mümkündür.
HPV enfeksiyonları çoğunlukla belirti vermeden  seyreder veya belirgin hastalığa neden olmaz.
HPV Tip  6-11 gibi düşük onkojenik  riskli tipler anogenital siğillerin % 90 ına neden olmaktadır.

HPV Tip 16-18  başta olmak üzere  yaklaşık on tip prekanseröz  lezyonlara neden olabilmektedir.
Bu lezyonların servikal smear  ile taranıp tedavi edilmesi hayati önem taşımaktadır.
Yıllık smear testinizi düzenli olarak yaptırmanızı öneriyoruz.
Özellikle sigara içenler de  Tip 16 -18 varlığı rahim ağzı kanseri için yüksek risk oluşturmaktadır.
Dünyada rahim ağzı ( serviks) kanseri kadınlarda dördüncü sırada görülmektedir.
Ülkemizde yoğun çalışmalar neticesinde çok daha az görmekteyiz.
( kadın kanserlerinde onuncu sırada) HPV aşısının  10  yaşından itibaren kız ve erkek çocuklara yapılması önerilmektedir.
3 doz olarak yapılmaktadır. Gardasil  9 lu aşı pek çok Avrupa Ülkesinde rutin aşı programına alınmıştır.